Osmanlı Cephesinde Yeni Bir Şey Var: Küresel Bir Savaş Hakkında İhmal Edilmiş Bakış Açıları, 1914-1918

İstanbul, 8-12 Nisan, 2014

Birinci Dünya Savaşı, geniş bir coğrafyayı etkileyen ve yirminci yüzyılı tanımlayan olaylardan biriydi. Bu savaş, küresel düzende, toplumsal ilişkilerde ve kültürel algılarda köklü değişimler yarattı. Küresel doğasına rağmen farklı coğrafyaları farklı biçimlerde etkiledi.

Birinci Dünya Savaşı tarihi uzun süredir milliyetçi bakış açıları tarafından biçimleniyor ve güdümleniyor; oysa son dönem çalışmaları tek boyutlu milliyetçi çerçevelerin dışına çıkmaya ve bunun yerine savaş deneyimlerini, sonuçlarını ve varılan noktaları çok katmanlı bir biçimde sunmaya başladı.  Dolayısıyla bu dönemde yapılan akademik çalışmalar, Birinci Dünya Savaşı’nın farklı bakış açıları ve deneyimleri konusunda daha etkili metodolojiler geliştirdi.

Birinci Dünya Savaşı’nın patlak vermesinin yüzüncü yılında işbirliği yapan Orient-Institut İstanbul ve Tarih Vakfı, Birinci Dünya Savaşı’nın Osmanlı İmparatorluğu üzerindeki etkisini ele alan bu uluslararası konferansı düzenliyor. Konferansın amacı, Osmanlı Devleti’nin ve toplumunun savaş deneyimlerini tarih yazımındaki yeni yönelimler doğrultusunda bir kez daha gözden geçirmek, bu yeni bakış açılarının vardığı sonuçları karşılaştırmak ve gelecekteki araştırmalara olası katkılarını değerlendirmektir.

Konferans üç ana temaya odaklanıyor:

 

Savaşı Yaşamak

Savaş deneyimi yalnızca farklı ulusal (ya da  uluslaşma sürecinin başındaki) gruplar arasında değil, bu yıllarda insanların üstlendiği çeşitli rollere göre de büyük farklılıklar gösterdi. Daha sonraları benimsenen ulusal anlatılara entegre edilmemiş gruplarla çok az ilgilenildi – bunların arasında asker kaçakları, etnik azınlık gruplardan askerler ve mahkumlar da vardı. Öte yandan, ulusal anlatıya entegre edilmiş düzensiz birlikler gibi bazı grupların da teleolojik varsayımdan arındırılarak yeniden ele alınması gerekiyor. Savaşın, toplumsal cinsiyet rollerini ve emek konularını dönüştürmede de önemli bir etkisi var.

 

Savaşı Organize Etmek

Modern devletlerin vatandaşlarını  örgütlemek, kontrol altına almak,   ideolojilerini kabul ettirmek, cezalandırmak, ekonomik olarak sömürmek, sağlık açısından korumak ya da demografik olarak manipüle etmek için kullandığı tekniklerin büyük bir bölümü bu dönemde ilk kez kullanıldı ya da kitleler üzerinde denendi. Bunların hem savaş dönemindeki bağlamlarında, hem de toplumlar üzerindeki uzun vadeli etkileri açısından analiz edilmesi gerekiyor. Bu şekilde Osmanlı Devleti’nin (ve diğer devletlerin) savaş sırasındaki yönetimi, amaçları ve kullandığı yöntemler konusunda daha derinlikli bir kavrayışa ulaşabiliriz. Aynı şekilde, savaş bağlamında toplum mühendisliğine karşı ortaya çıkan bireysel ya da toplu direnişler de incelenmeyi bekliyorlar.

 

Savaş Hakkında Konuşmak

Daha önce görülmemiş bir boyutta gerçekleşen bu savaş, bundan etkilenmiş olanları, deneyimleriyle başa çıkmanın ve duygularını, umutlarını, umutsuzluklarını yazdıklarıyla dile getirmenin yeni yollarını aramaya, kendilerini eğlenceyle oyalamaya ya da savaşı ve altında yattığını düşündükleri nedenleri sanat, edebiyat ya da diğer kültür ve ifade biçimlerini kullanarak desteklemeye ya da eleştirmeye yöneltti.

Sonraki dönemlerde Büyük Savaş hakkındaki kamusal söylem giderek seçici bir hal aldı. Savaşın belirli yönleri, örneğin erkeksilik, kahramanlık, toplumun iyiliği için fedakarlık yapma gerekliliği ve dini ya da yarı dini bağlılık tekrar tekrar anılırken, egemen söylemlerle uyuşmayan konular bastırılıyor ve unutuluyordu. Bunun sonucu olarak karşımıza, yeniden gözden geçirilmesi,  çözümlenmesi ve inşa edilmesi gereken bir dizi yerleşik tarihsel gerçeklik çıkıyor. Söylemlerin ve bunların üretim süreçlerinin eleştirel olarak yeniden okunması, savaşla ilgili genel görüşlerde yaygınlık kazanan eksik bağlantıları, sessizlikleri ve genellemeleri belirlememizi sağlıyor.

Birinci Dünya Savaşı’nın başlamasının yüzüncü yılında Orient-Institut İstanbul ve Tarih Vakfı, Büyük Savaş hakkındaki bu önemli akademik etkinliği birlikte düzenlemektedir.

Nisan ayında sizi İstanbul’da ağırlamaktan mutlu olacağız!

Bülent Bilmez (Tarih Vakfı) & Raoul Motika (Orient-Institut İstanbul)

Ayrıntılı bilgi için:

info@ottomanfronts1914-1918.org